Özel Yetenekli Çocukların Eğitiminde Uluslararası Çalışmalar

ODC staff meet with international gifted education professional   Bozca Aysegul Islekeller, a doctoral candidate of the School of Education for Gifted Children at the University of Istanbul, recently visited Old Donation Center. Islekller was at ODC to learn about gifted education as part of her doctoral studies. She visited classrooms, talked with staff and visited a curriculum writing Devamı…

Çocuklar için Bir Yaratıcı Yazı Atölyesi Çalışması

2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri Kitabından alınmıştır.

GİRİŞ

Nermin KALYONCU

Yavuztürk İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni

Sadık Burak DAĞLI

Yavuztürk İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni

“Bizde genellikle, çocukların karşısına geçerek, herhangi ders dalından herhangi bir konuyu eze eze anlatma yöntemiyle öğretim yapılır. Daha doğrusu öğretim yapılıyor sanılır. Kendi yargılarını kullanma, olay ya da fikirleri kendi süzgeçlerinden geçirme fırsat ve alışkanlığı hiç bir zaman çocuklarımıza verilmemektedir. Gereksiz görülür bu. Konuşmak, hikmet savurmak hepten öğretici durumda olanların hakkıdır. Onlar her şeyi en iyi şekilde bilirler. Öğrenciler bir sürü gibi toptan ele alınır.” (MAKAL,1960)

1960 yılından günümüze kadar, eğitimde bir çok değişiklikler yapılmıştır. Amaç, çocuğun eğitimde merkeze alınmasını sağlamak, konuşan ve kendi yargılarını kullanabilen öğrenciler yetiştirmek olmuştur. Türkçe ders programına bakıldığında, yazı derslerindeki çalışmaların bu amaçla belirlendiğini görmekteyiz. Aşağıda, ikinci ve beşinci sınıflar için uygulanacak çalışmaları buna örnek olarak yer vermek istiyoruz. (ÖZDEMİR, 1987)

(daha&helliip;)

Okula gitmek istemiyor mu?

 Okullar açılalı neredeyse bir ay oluyor, aldığım en yoğun mail konusu “okula gitmek istemiyor” başlığı altında toplanabilir.

Gelen bir kaç maili sizinle paylaşmak istiyorum.

  • Biz işe gideceğimiz zaman bizden once kalkardı, bakıcısını beklerdi. Şimdi evde bilerek gürültü yapıyoruz, uyanmıyor hatta rahatsız bile olmuyor.
  • Her sabah kalktımızda karın ağrısı ile uyanıyoruz. Okula gitmek istiyor ama karnım ağrıyor anne istersen gidebilirim deyince once öğretmenini sonra servis şöförünü elimde olmadan arıyorum

 

(daha&helliip;)

Küçük Prens’le İnsanlığın Çocukluk Tarihine Yolculuk

 KÜÇÜK PRENS’LE “İNSANLIĞIN ÇOCUKLUK TARİHİNE YOLCULUK

(BİR DEĞERLENDİRME)

Dr. Müyesser GÜNER
Küçük Prens adlı yapıtta yazar, Antoine de Saint Exupery, insanın varoluşunu içten kuşatarak, çocuk ve yetişkin gerçekliğini anlamlarla ördüğü evrende, akıl vermeye çalışmadan ve aba altından sopa göstermeden sunar. Okuyucusunu düşündürür; düşündürürken bir yandan onun hayal gücüne seslenir, öte yandan da onu kendi gerçekliğini tanımaya ve kendisiyle yüzleşmeye çağırır. Yarattığı anlam evreni, topluma, “egemen çocukluk ve insanlık anlayışına”, sisteme, duyuşsal gelişimi önemsemeyen “uygarlığa” ve kalıpçılığa karşı estetik bir başkaldırı ve incelikli bir eleştiri; yeni düşünsel açılımlara kapı aralayan bir varoluş metnidir.
Dönüştürümlerle ilerleyen öykü, insanı hayatı üzerinde düşünerek özeleştiriye zorlar; olayları ilişkilendirmeyi, yeni kavramlara ulaşmayı sağlar.
Sezdirdiklerine gelince: “Çocuk ve yetişkin dünyası birbirinden farklıdır; öyle ki hayalleri, hayata bakış açıları, soruları, hayatı kavrayışları ayrıdır. Büyüdükçe hayaller çoraklaşmakta; içine doğduğu kalıplara ayak uyduran insan, artık sorgulamadığı yaşamını önyargılarıyla yönlendirmektedir. Dıştan ve yüzeysel yaşanan yıllar, çocuklarla ve çocukluklarıyla aralarına çoktan kalın ve yüksek duvarlar örmüştür. Çocukların hayal gücünü dikkate almayan, duyuşsal gelişimi önemsemeyen anlayış, yalnızca bilişsel gelişimi öncelemektedir; sanatı değil. Bir yetişkin için birini tanımak, onu etiketlemek anlamına gelmektedir; yoksa o insanın iç dünyasına eğilmek değil: “…..Yoksa ben de yalnız rakamlarla ilgilenen büyükler gibi olurdum….” (9 )

(daha&helliip;)