Çocuklarımızı Dayanıklı Yetiştirmek

Çocuklarda Karakter Eğitimi konusu üzerinde durmuştuk, konuyla ilgili bir çok mail aldım ve çocuklarımızın hayatını etkileyecek dayanıklı çocuklar yetiştirmek haziran ayının konusu oldu.

Hepimiz mutlu çocuklar yetiştirmek istiyoruz, elimizdeki tüm imkanları kullanarak zorluk yaşamamaları için çabalıyoruz, daha iyi bir insan olmaları için örnek oluyoruz. Onlara huzurlu, mutlu bir hayat sunuyoruz. Çevrede ise birbirine zarar veren, haksızlığa uğramış, sinirli insanlar çocuklarımıza kurduğumuz kusursuz dünyayı bir anda yıkıyor. Çocuklarımızın duygusal olarak dayanıklı olması için yapmamız gerekenler neler olabilir?

Dayanıklı olma; çabuk zarar görmeme ve eski haline gelebilme olarak tanımlanabilir. Dayanıklı olma hiçbir yardım almadan her sorunun üstesinden gelmek, çok sert olmak – duygularını belli etmemek, her işi çok iyi yapmak demek değildir. Çabuk yenilmemek, pes etmemektir. İstekleri için risk alabilmek ve başarısız olduğunda başarısızlığının arkasında durarak yeniden çaba göstermektir.

Psikolojik olarak dayanıklı çocuklar yetiştirmek için yapılabilecek en pratik yol bizlerin onlara örnek olmasıdır. Çocuklarımız bir çok konuda aslında söylediklerimizi değil yaptıklarımızı öğrenir. Dayanıklı çocuklar yetiştirmenin ilk adımı bizlerin psikolojik olarak dayanıklı ebeveynler olmamızdır. Yaşadığınız bir sorun karşısında neler yapıyorsunuz?

İkinci adım çocuğumuza kendine inanma duygusunu verebilmektir. Ben yapabilirim diyebilmesi, nerede ne kadar risk alabileceğini bilmesi önemlidir. Bu durum ancak çocuğun kendini tanıması ile, kendimizi tanımamız ise tecrübe (deneyim) ile oluşabilir. Hayatı deneyimlemeleri için onlara fırsat vermeliyiz. Birlikte geçirdiğiniz zamanlarda, kendine ait yapabileceklerinde (özbakım vb.) yalnız da bir çok şeyin üstesinden gelebileceğini ona gösterin. Çocuğa yaşamında kararlar alabileceği ve sonuçlarına katlanması gereği öğretilmelidir. Arkadaşlarıyla yaşadığı sorunlarda öneri de bulunabiliriz fakat müdahale etmemeliyiz, kendisinin çözmesine fırsat vermeliyiz.

Dayanıklı olabilmemizin bir diğer bileşeni  kendini güvende hissetmektir. Kendimizi güvende hissetmemiz gereksinimimiz olan bir duygudur. Her insan kendini güvende hissetmek ister. Çevremizdeki insanlarla kurduğumuz doğru bağlar bizi güvende hissettirir. Bu noktada bizler çocuklarımızın yakınlık ihtiyaçlarını ne kadar karşılayıp karşılamadığımızı sorgulayabiliriz. Bu ihtiyaçları çocuğumuzla kaliteli zaman geçirerek karşılayabiliriz. Çocuğumuzun sadece kurduğu kişisel bağlar değil çevreyle kurduğu bağlar da önemlidir. Çevremizi ve değerlerimizi korumada onun kişisel katkısının önemli olduğunu söylemeliyiz.

Kendine güven, kontrolün kendinde olduğunu bilmesi doğru karar vermesini, sonuçlara katlanmasını ve risk alabilmeyi öğrenmesini sağlamaktadır. Bunun yanında kontrol edemeyecekleri bazı durumlar olabileceğini ve bunların onların sorunu ve hatası olmadığını da öğretmeliyiz. Boşanma gibi. Bu gibi durumların hassasiyeti olduğu için uzmandan yardım alabiliriz.

Dayanıklı çocuklar yetiştirmek için,

  • Beklentilerimizi çocuklarımızın yaşına ve yeteneklerine uygun olarak gerçekçi tutabiliriz.
  • Çocuklarımıza kendilerini tanıyabilmeleri, istediklerini ve görevlerini yapmaları için fırsat verebiliriz.
  • Çocuklarımızın zayıf yönlerini üzerinde durmak yerine güçlü yönlerini üzerinde durabiliriz. Olumlu yönlerini pekiştirerek, hayata karşı motive edebiliriz.
  • Hatalarında net ve kısa bilgi verip, yaptığı yanlışlardan yeni doğrular öğrenmesini sağlayabiliriz. Yanlışlarını tamir etmesi için fırsat vermeliyiz.
  • Hayatta karşısına çıkabilecek zorluklar ve stres yönetimi gibi yaşam becerileri konularında ona bilgi vermeli ve zor durumlarda neler yapması gereği konusunda kısa, kullanışlı seçenekler sunabilmeliyiz. Yaşam becerileri konusunda verilebilecek en kullanışlı eğitim örnek olmak yoluyla olabilir. Örneğin, stres durumlarında nasıl tepki verdiğimiz önemlidir ki çocuğumuza da stresli olduğunda nasıl davranması gerektiğini gösteririz. Sinirli olduğunuzda neler yaptığınızı düşünün. Çocuğun hayatındaki stres kaynaklarını fark etmesi ve nasıl başa çıkabileceğini öğrenmesi gerekmektedir. Gerekli yerlerde yardım istemeli bunu zayıflık olarak görmemesi gerektiği öğretilmelidir.
  • Kendi verdiği kararların arkasında durması gerektiğini öğretmeliyiz. Uzun konuşmalar yerine ondan istenen şeyi nasıl yapabileceğini kısaca anlatabiliriz.
  • Kardeşleriyle ya da akranlarıyla karşılaştırarak ancak onun özgüvenini zedeler ve hırslanmasını sağlarız. Bunun yerine sevdiği insanların başarılarıyla gurur duymayı ve mutlu olmayı öğretebiliriz. Çevresiyle daha samimi bağ kurabilmesi için onu destekleyebiliriz.

Ayşegül İŞLKELLER BOZCA

Both comments and pings are currently closed.

Comments are closed.