ÇOCUKLARA SORUN ÇÖZME BECERİSİNİN KAZANDIRILMASI

Sizlerden gelen mailler üzerine bu haftanın konusunu sorun çözme becerisi olarak belirledik. İletişimin temelini oluşturan sorun çözme ile her yerde karşılaşıyoruz. Evde, işte, sokakta insanlarla beraberiz ve zaman zaman sorunlar yaşıyoruz. Bu sorunları farklı şekillerde çözmeye çalışıyor ve çocuklarımıza da […]

Çocuklarda Dil Gelişimi

Çocukların konuşmaya başladıkları aylar hem ebeveynler hem de biz eğitimciler için önemlidir. Dinleyerek öğrendikleri, dil-dudak-damak gelişimi konuşma için hazırdır. İstediklerini, istemediklerini bizlere daha kolay anlatabilecektir. Geç mi konuştu, erken mi konuştu? Konuşmasının doğru gelişmesi için neler yapılabilir?  

Özgüvenli Çocuk Yetiştirmek için 10 Öneri

Özgüveni yüksek, bu yüzden yaptıklarından emin başarılı kişilerin bu özellikleri çocukluklarında şekillenmiştir. Özgüven kendiniz hakkında nasıl düşündüğünüz ve kendinizi ne kadar değerli gördüğünüzdür. Aslında özgüven başkaları için anlam ifade etmeyecek öznel bir değerlendirmedir. Bu öznel değerlendirme bizim davranışlarımızda, hareketlerimizde ortaya […]

Üstün Zekalılar Eğitiminde Uluslararası Çalışmalar

ODC staff meet with international gifted education professional   Bozca Aysegul Islekeller, a doctoral candidate of the School of Education for Gifted Children at the University of Istanbul, recently visited Old Donation Center. Islekller was at ODC to learn about gifted education as part of her doctoral studies. She […]

Yalanlar ile ilgili Gerçekler

Bütün çocuklar bazen yalan söyler. Önemli olan konu büyümeden ve alışkanlık haline gelmeden nasıl çözümleneceği… Kirlettiği yerler için, ablası ya da abisi okulda olduğu halde onu suçluyor ya da sürekli olmadığını bildiğiniz hikayeler mi anlatıyor? Çocuklar rol yapabilir, bazı şeyleri […]

 

Çocuklar için Bir Yaratıcı Yazı Atölyesi Çalışması

2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri Kitabından alınmıştır.

GİRİŞ

Nermin KALYONCU

Yavuztürk İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni

Sadık Burak DAĞLI

Yavuztürk İlköğretim Okulu Sınıf Öğretmeni

“Bizde genellikle, çocukların karşısına geçerek, herhangi ders dalından herhangi bir konuyu eze eze anlatma yöntemiyle öğretim yapılır. Daha doğrusu öğretim yapılıyor sanılır. Kendi yargılarını kullanma, olay ya da fikirleri kendi süzgeçlerinden geçirme fırsat ve alışkanlığı hiç bir zaman çocuklarımıza verilmemektedir. Gereksiz görülür bu. Konuşmak, hikmet savurmak hepten öğretici durumda olanların hakkıdır. Onlar her şeyi en iyi şekilde bilirler. Öğrenciler bir sürü gibi toptan ele alınır.” (MAKAL,1960)

1960 yılından günümüze kadar, eğitimde bir çok değişiklikler yapılmıştır. Amaç, çocuğun eğitimde merkeze alınmasını sağlamak, konuşan ve kendi yargılarını kullanabilen öğrenciler yetiştirmek olmuştur. Türkçe ders programına bakıldığında, yazı derslerindeki çalışmaların bu amaçla belirlendiğini görmekteyiz. Aşağıda, ikinci ve beşinci sınıflar için uygulanacak çalışmaları buna örnek olarak yer vermek istiyoruz. (ÖZDEMİR, 1987)

Devamı »

Medyanın ve Bilgisayar Oyunlarında Yer Alan Şiddetin Çocuğa Etkisi

2. Ulusal Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Sempozyumu Gelişmeler, Sorunlar ve Çözüm Önerileri Kitabından alınmıştır.

Öğr. Gör. Dr. Fesun KOŞMAK

Osmangazi Üniversitesi Fen – Edebiyat Fakültesi

Farklı yaşam alanlarında ve farklı şekillerde kendini gösteren şiddet kavramı son dönemlerde kitle iletişim araçlarıyla birlikte anılır olmuştur. Bunun nedeni olarak kitaplarda yer alan şiddet olayları, televizyonda izlenen şiddet sahneleri, bilgisayarda oynanan şiddet içerikli oyunlar ve internet sayfalarında yer edinmiş şiddet unsuru taşıyan görüntüler gösterilmektedir. Kitle iletişim araçları ile şiddet olaylarının arasındaki bağı, Yavuzer “Çocuk ve Suç” adlı çalışmasında şu cümlelerle ifade etmektedir: Kitle iletişim araçlarının hızla yayılması, bunlarla seyirci, dinleyici ve okuyucuya şiddet eylemleri ve suçlu davranış biçimlerinin sunulması, suçlu davranışla kitle iletişim araçları arasındaki ilişki sorununu ön plana çıkarmıştır. Dünya kamuoyu son elli yılda ortaya çıkan köklü toplumsal değişmelerin etkisini bir yana bırakarak, suçluluğun artmasıyla kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması arasında bir ilişki kurmak eğilimi içindedir (Yavuzer, 1998, s.244).

 

Devamı »

Okula gitmek istemiyor mu?

 Okullar açılalı neredeyse bir ay oluyor, aldığım en yoğun mail konusu “okula gitmek istemiyor” başlığı altında toplanabilir.

Gelen bir kaç maili sizinle paylaşmak istiyorum.

  • Biz işe gideceğimiz zaman bizden once kalkardı, bakıcısını beklerdi. Şimdi evde bilerek gürültü yapıyoruz, uyanmıyor hatta rahatsız bile olmuyor.
  • Her sabah kalktımızda karın ağrısı ile uyanıyoruz. Okula gitmek istiyor ama karnım ağrıyor anne istersen gidebilirim deyince once öğretmenini sonra servis şöförünü elimde olmadan arıyorum

 

Devamı »

Çocuklarımızı Dayanıklı Yetiştirmek

Çocuklarda Karakter Eğitimi konusu üzerinde durmuştuk, konuyla ilgili bir çok mail aldım ve çocuklarımızın hayatını etkileyecek dayanıklı çocuklar yetiştirmek haziran ayının konusu oldu.

Hepimiz mutlu çocuklar yetiştirmek istiyoruz, elimizdeki tüm imkanları kullanarak zorluk yaşamamaları için çabalıyoruz, daha iyi bir insan olmaları için örnek oluyoruz. Onlara huzurlu, mutlu bir hayat sunuyoruz. Çevrede ise birbirine zarar veren, haksızlığa uğramış, sinirli insanlar çocuklarımıza kurduğumuz kusursuz dünyayı bir anda yıkıyor. Çocuklarımızın duygusal olarak dayanıklı olması için yapmamız gerekenler neler olabilir?

Devamı »

Çocuklarda Karakter Eğitimi

Günümüz dünyasında artan şiddet ebeveynleri olduğu kadar eğitimcileri de korkutuyor ve konuyla ilgili önlemler almaya zorluyor. Bu ayki sayımızda hem sağlıklı çocuk yetiştirmede hem de şiddete karşı alınabilecek önlemlerin en önemlilerinden karakter eğitimi konusu üzerinde duracağız.

Okullarda öğrencilerin arkadaşlarına ve öğretmenlerine karşı saldırıları, öğretmenlerin disiplin sorunları ülkemizde de, dünyada da karakter eğitimi konusunu gündeme getirdi. Karakter eğitimi Türkiye’deki okullarda farklı isimlerle yerini almaya çalışsa da içerik genelde aynı. Karakter terim olarak; bir şeyi başka şeyden ayıran ana niteliktir.

Devamı »

Çocuklara Sorun Çözme Becerisinin Kazandırılması

Kişilerarası sorunlarımızı çözerken çocuklara nasıl yardımcı olabiliriz?

Sizlerden gelen mailler üzerine bu haftanın konusunu sorun çözme becerisi olarak belirledik. İletişimin temelini oluşturan sorun çözme ile her yerde karşılaşıyoruz. Evde, işte, sokakta insanlarla beraberiz ve zaman zaman sorunlar yaşıyoruz. Bu sorunları farklı şekillerde çözmeye çalışıyor ve çocuklarımıza da örnek oluyoruz.

Çocuklarımız bizlerle doğdukları andan itibaren iletişim kurmaya başlar, son yıllarda yapılan araştırmalar bazı çocukların anne karnında ebeveyni ile iletişim kurduğunu söylüyor. Bu iletişim çocuklarımızın hayatını şekillendiriyor. Bizlerin sorunları çözmede kullandığımız yöntemler de çocuklarımızın sorun çözmede kullandıkları yöntemlerle çoğu zaman aynı. Peki çocuklar ne gibi sorunlar yaşıyor ? Bunları nasıl çözümlüyor?

Devamı »

Küçük Prens’le İnsanlığın Çocukluk Tarihine Yolculuk

 KÜÇÜK PRENS’LE “İNSANLIĞIN ÇOCUKLUK TARİHİNE YOLCULUK

(BİR DEĞERLENDİRME)

Dr. Müyesser GÜNER
Küçük Prens adlı yapıtta yazar, Antoine de Saint Exupery, insanın varoluşunu içten kuşatarak, çocuk ve yetişkin gerçekliğini anlamlarla ördüğü evrende, akıl vermeye çalışmadan ve aba altından sopa göstermeden sunar. Okuyucusunu düşündürür; düşündürürken bir yandan onun hayal gücüne seslenir, öte yandan da onu kendi gerçekliğini tanımaya ve kendisiyle yüzleşmeye çağırır. Yarattığı anlam evreni, topluma, “egemen çocukluk ve insanlık anlayışına”, sisteme, duyuşsal gelişimi önemsemeyen “uygarlığa” ve kalıpçılığa karşı estetik bir başkaldırı ve incelikli bir eleştiri; yeni düşünsel açılımlara kapı aralayan bir varoluş metnidir.
Dönüştürümlerle ilerleyen öykü, insanı hayatı üzerinde düşünerek özeleştiriye zorlar; olayları ilişkilendirmeyi, yeni kavramlara ulaşmayı sağlar.
Sezdirdiklerine gelince: “Çocuk ve yetişkin dünyası birbirinden farklıdır; öyle ki hayalleri, hayata bakış açıları, soruları, hayatı kavrayışları ayrıdır. Büyüdükçe hayaller çoraklaşmakta; içine doğduğu kalıplara ayak uyduran insan, artık sorgulamadığı yaşamını önyargılarıyla yönlendirmektedir. Dıştan ve yüzeysel yaşanan yıllar, çocuklarla ve çocukluklarıyla aralarına çoktan kalın ve yüksek duvarlar örmüştür. Çocukların hayal gücünü dikkate almayan, duyuşsal gelişimi önemsemeyen anlayış, yalnızca bilişsel gelişimi öncelemektedir; sanatı değil. Bir yetişkin için birini tanımak, onu etiketlemek anlamına gelmektedir; yoksa o insanın iç dünyasına eğilmek değil: “…..Yoksa ben de yalnız rakamlarla ilgilenen büyükler gibi olurdum….” (9 )

Devamı »

Üstün Zekalılar ve Yetenekliler

Merhabalar,

Eğitim çevrelerinde ve veliler arasında son günlerin en çok konuşulan konularından biri “Üstün zeka ve yetenek”. Peki gerçekten çocuklarda üstün zekalılık ya da yeteneklilik var mı? Bu bir farklılık mıdır? Bir çocuğun üstün zekalı ya da yetenekli olduğunu anne-baba olarak nasıl anlayabiliriz? Peki ya sonra neler yapmalıyız? gibi sorular birbirini kovalıyor.

Aslında üstün zeka ve yeteneğin tarihi insanlık kadar eski fakat keşfi ve üzerine araştırmalar yapılması geçtiğimiz yüzyılda ağırlık kazanmıştır. İnsanlar dünyadaki kaynakların tükenmeye başladığını anladığında zeka ve beyin araştırmaları hız kazanmış ve sonuçlar zeka seviyelerinin farklı olduğunu ve hayatların bununla şekillendiğini kabul etmiştir. Üstün zekalı ve yeteneklilik birçok kültürde armağan olarak kabul edilir. Eğitim literatüründe de “Gifted”

Devamı »